16-23 MAYIS’TAYazar, aktivist ve sürreal biyografi sanatçısı Vahap Aydoğan, “Sükût” adlı kişisel sergisiyle 16–23 Mayıs tarihleri arasında Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor.
AĞIR TOPLUMSAL MESELELERE VURGU
Disiplinlerarası bir anlatı diliyle kurgulanan sergi, savaş, göç, kadın cinayetleri, kimliksizleştirme ve toplumsal sessizlik gibi ağır toplumsal meseleleri merkezine alıyor. “Sükût”, sessizliği yalnızca bir yokluk hali olarak değil; bastırılmış hafızaların ve görünmez bırakılmış yaşamların taşıdığı kolektif bir tanıklık biçimi olarak ele alıyor.
SESSİZLİĞİN İÇİNDENİ TANIKLIK
Serginin odağında kadınlar ve çocuklar bulunuyor. Ancak burada sunulan temsil, sembolik bir anlatının ötesine geçiyor. Görünmez emek, güvenlik hakkının ihlali, savaşın sivil bedenlerde bıraktığı derin izler ve toplumsal belleğin dışına itilen hayatlar; romantize edilmeden, doğrudan bir anlatımla izleyiciye aktarılıyor. Sanatçı, estetik kaygının ötesinde bir yüzleşme alanı kurarak izleyiciyi yalnızca eserleri incelemeye değil, toplumsal gerçeklikle hesaplaşmaya davet ediyor.
GÖBEKLİTEPE’DEN GÜNÜMÜZE
Sergi, Göbeklitepe’den günümüze uzanan tarihsel bir kırılma hattı üzerinden ilerliyor. Farklı coğrafyalardan seçilen 20 kadının yaşam öyküsü; yağlı boya portreler, video art çalışmaları, yerleştirmeler ve gerçek yaşamdan alınmış nesneler aracılığıyla aktarılıyor.Kişisel objelerin sergide yalnızca estetik bir unsur olarak değil, yaşanmışlıkların fiziksel hafızası olarak konumlandırılması dikkat çekiyor. Bu yaklaşım, kurgu ile gerçeklik arasındaki sınırı bilinçli olarak belirsizleştiriyor.
AYNALARLA KURULAN KİŞİSEL KARŞILAŞMA
Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi içinde dairesel bir düzende yerleştirilen eserlerin arasına konumlanan aynalar, izleyiciyi yalnızca sanat eserlerine değil, kendi varlığına da bakmaya zorluyor. Bu mekânsal kurgu sayesinde sergi, dışarıdan gözlemlenen klasik bir sanat alanı olmaktan çıkarak kişisel bir karşılaşma deneyimine dönüşüyor. İzleyici, yalnızca tanık olan değil; aynı zamanda yüzleşmenin bir parçası hâline gelen bir konuma taşınıyor.
SANAT-HAFIZA İLİŞKİSİ
Vahap Aydoğan, çalışmalarında sanatı yalnızca estetik üretim alanı olarak değil; toplumsal hafızayı görünür kılan bir yüzleşme biçimi olarak ele alıyor. Geçmiş ile bugünü aynı düzlemde buluşturan sanatçı, izleyiciyi yalnızca bakmaya değil; düşünmeye, tanıklık etmeye ve kendi konumuyla hesaplaşmaya çağırıyor.Sükût sergisi, 16–23 Mayıs tarihleri arasında Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.