Programda Hatice Türkan’ın sorularını yanıtlayan Çan, Türkiye gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Milletvekili Çan, erken seçim tartışmalarından ekonomik sorunlara, CHP’nin yol haritasından muhalefet–iktidar ilişkilerine kadar birçok başlıkta dikkat çeken açıklamalar yaptı. Erken seçim çağrısını “vatandaşın talebi” olarak değerlendiren Çan, 31 Mart yerel seçim sonuçlarının siyasi dengeleri değiştirdiğini savunarak, ekonomik tabloya ve alım gücündeki düşüşe dikkat çekti. CHP’nin iktidara gelmesi halinde ekonomik sorunlara yönelik hazırlıklarının bulunduğunu ifade eden Çan, asgari ücret ve emekli maaşlarının artırılmasına ilişkin somut rakamlar paylaşırken, ilk 100 gün ve 2 yıllık reform planlarından da söz etti. Muhalefet ve iktidar arasındaki sert siyasi dile ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çan, mevcut söylem dilinin topluma zarar verdiğini ifade ederek ekonomik krizin derinleşmesinde yanlış politikaların etkili olduğunu söyledi.
-Erken seçime gitmeliyiz, neden?
“31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Türkiye'de siyasi anlamda iktidar değişikliğine ihtiyaç duyuldu. Vatandaş bir tercih yaparak, yerel seçimlerde hem belediye başkanları tercihinde hem belediye meclis üyelerinde yüzde 37-38 oranında Cumhuriyet Halk Partisi’ni Türkiye’nin birinci partisi yaptı. Bu, tek başına seçimin yapılması için bir gerekçedir. Genel başkanımız, henüz genel seçimden bir yıl geçmeden vatandaşa bu anlamda bir rahatlama sağlanması için bir normalleşme adımı attı. Bu normalleşme adımını iktidar partisi ve genel başkanı, o dönem yumuşama gibi, siyasi etiğe çok da yakışmayan ifadelerle topluma farklı bir şekilde yansıtmaya çalıştı. Ama toplum, yeniden bir seçim yapılması ihtiyacını her fırsatta dile getirdi. Çünkü 2023 genel seçimlerinden hemen sonra iktidar, bir bakan değişikliğiyle—Batman’ın da hemşerisi olan, ancak ömrünün bir kısmını yurt dışında geçirmiş bir ismi bakan yaparak—bir takım tedbirler geliştirdi. Türkiye siyasetinde ya da hükümet yönetimlerinde pek görülmeyen şekilde, Haziran ve Temmuz’da ek bütçe yapıldı. Ek ÖTV’ler, yeni vergiler getirildi, akaryakıtta fahiş artışlar yaşandı, örtülü bir devalüasyonla yüzde 60’lara varan artışlar görüldü. Bu tablo, mağduriyet ve alım gücü kaybı yarattı. Partimiz, vatandaşın verdiği mesajı doğru okudu. O gece tüm örgüte ‘bugün evinize gidin, yarından itibaren Türkiye için ne yapacağımızı konuşacağız. Bizim zaferimiz kimseye mağduriyet ve kibir yaratmamalı’ şeklinde bir talimat verildi. Daha sonra yaşanan gelişmeler, karşılıklı görüşmeler oldu. Ancak cumhurbaşkanı bir gün çıkıp ‘sirkeleyin bu belediyeleri’ dedi. Kaybettiği moralin ve makamın etkisiyle, devlet gücünü kullanarak bu yönde talimat verdi. Emretti diyorum, çünkü devlet işleyişinde her şey mevzuata bağlıdır, kurumların ne yapacağı bellidir. Ancak yukarıdan gelen talimatla, daha önce uygulanmamış yöntemlerle bakanlıklar, genel müdürlükler ve ilgili kurumlar aracılığıyla belediyelere yönelik baskılar başladı. Bu bölgede de bilinen kayyum uygulamalarıyla Esenyurt Belediyesi’ne kayyum atandı. Cumhurbaşkanı adayımızın belirlenmesiyle birlikte, 30 küsur yıl öncesine ait diploması iptal edildi. Akademi devreye sokuldu, gözaltılar ve yargı süreçleri başladı. 2023’ten bu yana enflasyonu düşürme, faizi dengeleme, sosyal yaşamı kolaylaştırma, alım gücünü artırma ya da emeklilerin durumunu iyileştirme adına hiçbir somut adım atamayan iktidar, yargı eliyle, hukuk dışı yollarla ve akademiyi de sürece dahil ederek doğrudan partimize, belediye başkanlarımıza ve yöneticilerimize yönelik baskıyı artırdı. Bugün seçim talebi bizden ziyade vatandaşın talebidir. Aradan üç yıl geçti. Cumhurbaşkanının yeniden aday olabilmesi için de erken seçim kararı alınmalıdır. Ayrıca boşalan milletvekillikleri nedeniyle ara seçim de zorunlu hale geldi. Hangi gerekçeyle olursa olsun, vatandaşın önüne sandık konulmalı, Türkiye’yi yönetecek cumhurbaşkanı, hükümet ve parlamento yeniden belirlenmelidir”
-CHP iktidarında günlük yaşamda değişecek ilk şey ne olur?
“Vatandaş nefes alacak. Bugün hangi şehre giderseniz gidin, vatandaşımız bir konuda şikayetçi. Çiftçi artık üretemiyor. Küçükbaş hayvan üretiminde ve tedarikinde Türkiye lideri olan Batman’da bugün her şey geriye gitti. Batman’ın 2023 yılında 400 küsur milyon dolar olan ihracat rakamı, Türkiye’de belli bir ortalamanın üzerindeyken, 2024’te birden 80 milyon dolara indi. Krizi ve seçim gerekliliği aslında bu rakamlardan da okunabiliyor. CHP iktidarında insanlar nefes alacak. Tekrar üretime, hayvancılığa dönecek. Çünkü bizi programımızda kadın üreticiye destek var, genç üreticiye destek ve teşvikler var. Doğrudan emekli maaşı asgari ücretle eşitlenecek. Asgari ücret, 39 bin lira olacak. İki yıl içerisinde iktidarımızda asgari ücret, emekli maaşı ve en düşük emekli maaşı 1,5 asgari seviyesine çıkacak. Bizim iktidarımızda vatandaş, 2002 öncesinde alım gücü açısından hangi konfordaysa, onun daha üzerinde bir seviyeye ulaşacak. Kredi ve burs alan öğrenciler nefes alacak, ülkede kalmaya ve yaşamaya devam etme kararını yeniden güçlendirecek. Hem sosyal yaşamda hem ekonomik alım gücünde hem demokrasi ve hukuk sisteminde yeniden eşit ve adil bir düzen kurulacak”
-CHP'nin emekli ve asgari ücret sorunlarına yönelik bir planı var mı?
“Bugün seçim olsa, pazartesi günü mazbatalar alınıp görev değişikliği gerçekleştiğinde asgari ücret 39 bin lira olacak. Bu, 1 Ocak 2026 için öngördüğümüz rakamdır. Temmuz ayında ise enflasyonun getirdiği—bugün öngörülemeyen ancak asgari ücretlinin üzerine yük bindiren—artışlar doğrultusunda bu rakam yeniden güncellenecek. En düşük emekli aylığı da asgari ücrete eşitlenecek. Daha sonrasında esnafımızın prim gün sayısı 7200’e düşürülecek, kredi kolaylığı sağlanacak ve iki yıl içerisinde en düşük emekli aylığı 1,5 asgari ücrete eşitlenecek. Genel başkanımızın da ifade ettiği gibi, Atatürk’ün yıllar önce dile getirdiği bir yaklaşım var, öğretmen maaşı ne olacak, milletvekili maaşı ne olacak? Genel Başkanımız bunu net bir şekilde ortaya koydu. Öğretmenlerin alım gücü, milletvekillerinin alım gücüne eşitlenene kadar bu alanda da gerekli düzenlemeler yapılacak”
-CHP'nin Cumhurbaşkanlığı seçimleri için yol haritası ne olacak?
“Cumhurbaşkanı adayımız, 23 Mart 2025 tarihinde yapılan ön seçimle örgütümüze ve üyelerimize danışılarak belirlenmiştir. 19 Mart’tan sonraki süreçte yaşanan gözaltıların ardından ortaya çıkan dayanışma oylarıyla 15,5 milyon vatandaşımızın iradesiyle adaylaşmış olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı doğrultusunda ilerliyoruz. Mitinglerimiz, eylemlerimiz, parti faaliyetlerimiz, milletvekillerimiz, parti meclisi üyelerimiz, tüm yönetim organlarımız ve tabanımızla birlikte bu yolda kararlılıkla ilerlemeyi sürdürüyoruz”
-İktidar ile muhalefet arasında sert bir siyasi söylem ve dil var. Bunun topluma zarar verdiğini düşünüyor musunuz?
“İktidarın kullandığı dil, topluma zarar veriyor. Türkiye’de siyasetin ve yaygın yayın organlarının kullandığı dil, giderek toplumdan uzaklaşmış bir vaziyette. Devleti yönetemeyenler, Devlet Planlama Teşkilatı’nı kapatarak her türlü hesabı kitabı kendi zihinlerine göre şekillendirmeye çalışanlar aslında topluma zarar veriyor. Gerginliğin kaynağı da burası. Faiz sebeptir, enflasyon sonuçtur diyen bir anlayış, çok değil 3 ay içinde yüzde 200’e varan bir kur artışına neden oldu. Ardından bunu dengelemek için kur korumalı mevduat, altın korumalı mevduat gibi uygulamalar devreye sokuldu. Yabancı para cinsinden getirilen kaynaklara, Türk Lirasının değeri üzerinden yüksek getiriler sağlanarak içerideki kaynakların dışarıya aktarılmasına yol açıldı. Bu süreçte Cumhuriyet Halk Partisi’nin, yani muhalefetin, yaşanan bu gerginlikte hiçbir payı yoktur. Tek suçu, 31 Mart 2024 yerel seçimlerini kazanmış olmasıdır. Bunun dışında bir sorumluluğu yoktur”
-CHP bugün iktidara gelirse ekonomik problemleri çözecek kadrolara sahip mi?
“Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezinde ekonomi politikalarıyla ilgili çok sayıda saygın ve liyakatli yöneticimiz var. Genel başkan yardımcılarımız var. Merkez Bankası’nda yöneticilik yapmış, yetkinliğini kanıtlamış hocalarımız var. Cumhurbaşkanlığı Adayı Ofisi’nde de ekonomi politikalarıyla ilgili bir yapı var. Biz, ilk gün vatandaşın aldığı nefesin hem kaynağı olacağız hem o nefesin uzun ömürlü olmasını sağlayacak politikaları bugünden yazıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi programında ve politika kurullarının yürüttüğü her faaliyette, iktidara geldiğimizde ilk 100 günde neler yapacağımızı, 500 günde neler yapacağımızı, 2 yılda neler yapacağımızı ortaya koyduk. Bugün en düşük emekli aylığına mahkûm edilen yaklaşık 6 milyon emeklinin, asgari ücret seviyesine ulaşması, asgari ücretin bugünkü değerinin üzerine çıkarılması ve 2 yıl sonra en düşük emekli aylığının 1,5 asgari ücrete ulaşması, ekonomiyi rahatlatacak adımlardan sadece biridir. Cumhuriyet Halk Partisi iktidara geldiğinde güçlü bir irade ortaya çıkacaktır. Şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı politikalar hayata geçirilecektir. Bu sağlandığında hem içerideki yatırımcı sermayesini dışarıya taşımayacak hem dışarıdan Türkiye’ye yatırım yapmak isteyenler, demokratik, şeffaf ve evrensel yargı normlarına uygun işleyen bir hukuk sistemi gördüğünde güvenle yatırım yapacaktır. Bu ortam oluştuğunda birçok şey kendiliğinden düzelecektir. Bunu geçmişte bu iktidar da yaşadı. Kriz ortamından sonra ortaya konulan irade ve seçim sonuçlarıyla bir güven kredisi elde edildi. Ancak bu kredi ilk 5 yılda tüketildi ve bugün gelinen noktada bu durum baskıcı bir sürece evrildi. Bu nedenle, bu anlayış değiştiğinde ortamın düzelmesi zor olmayacaktır. Cumhuriyet Halk Partisi, etkin, yetkin ve liyakatli kadrolarıyla, vatandaşın iradesini ve güvenini almış bir şekilde bu yönetimi başarıyla ortaya koyacaktır.
-Muhalefetin kendi içerisinde birlik olamayışının vatandaşa olumsuz yansıdığını düşünüyor musunuz? Olumsuz bir etki yarattığını düşünüyor musunuz?
“Bu, bugüne kadar Türk siyasetinin belirlenmesinde önemli bir kriter olmuştur. Ancak toplum, 2024 yılında iradesini ortaya koyarak tercih ettiği partiyi ve siyaseti belirlemiştir. İktidar şimdi o yapıyı parçalamaya çalışıyor. Ama vatandaşın, kendine, çoluğuna, çocuğuna ait geleceği, ekonomik beklentileri ve bugünün gerçeklerini unutması mümkün değil. Dolayısıyla bir parçalanma olacağını sanmıyorum. Bazı çürük elmalarımız, çürük dişlerimiz dökülebilir. Ama Cumhuriyet Halk Partisi dimdik ayaktadır. Bugün cumhurbaşkanı adayımız 4 bin yılla yargılanıyor. Her gün duruşmada adeta bir hukuk dersi veriyor. Akademik dünyaya, yargıya, yeri geldiğinde mahkeme heyetine karşı duruşunu ortaya koyuyor. Normal bir hukuk sisteminde bu şekilde olmaz. Siz savunmanızı yaparsınız. Ancak eğer iddia, bir kişinin siyasi ömrünü sona erdirmeye yönelik kurgulanmışsa, o noktada kişi kendi hakkını savunur ve gerektiğinde buna karşı net bir duruş sergiler”
-Son olarak Batman’la ilgili izlenimlerinizi ve Batman’a mesajınızı alalım.
“Batman tarih kokan, bereket kokan topraklara sahip. Bu kentin, bizim iktidarımızda ekonomik, sosyal ve uygarlık anlamında hak ettiği yere ulaşacağına inanıyorum. Burası, 10 bin yılı aşkın süredir medeniyetin ilk oluştuğu, ilk yaşandığı ve yerleşik hayata geçildiği topraklardan biri. Önceki ziyaretimde de bu konuda biraz araştırma yapmıştım. Tarihin sıfır noktası olarak bilinen Göbekli Tepe’den daha eski bulguların Batman’da bulunduğunu, henüz açılmamış çok sayıda arkeolojik alanın olduğunu biliyorum. Hemen hemen her yerleşim yerinin altında bir höyük bulunduğunu da biliyorum. Bu bilinçle ve bu duyguyla Batman’a defalarca geleceğiz”