Adana’dan Batman’a uzanan bir yolculuk; iki çocuk, sayısız sınav, yarım kalan hayaller ve hiç susmayan bir müzik sesiyle örülmüş bir hayat.
İlkokulda sahneye çıkarılan küçük bir kız çocuğunun söylediği türküler, yıllar sonra ukulelenin tellerinde yeniden hayat buluyor. Bugün Batman’da bir müzik öğretmeni, bir eğitmen, bir kadın sanatçı ve çocukların “Kivroşke söyleyen ablası” olarak karşımızda. Sanatı bir kariyerden çok bir iyileşme alanı, bir ifade biçimi, bir paylaşım dili olarak görüyor.
Ukuleleyi Batman’a sevdiren, Kürtçe ezgileri çocuklarla buluşturan, kadınlara cesaret veren bu yolculuk; bize bazen geç kalınmış gibi görünen hayallerin aslında tam zamanında gerçekleştiğini hatırlatıyor. Kadraj’da bu kez, müziğiyle olduğu kadar hikâyesiyle de dokunan bir sesi dinliyoruz: Münevver Denizhan.
Münevver Denizhan kimdir? Biraz çocukluk yıllarından ve aile hayatından bahseder misin?
“1990 doğumluyum. Adana Seyhan’da doğdum, ilkokul ve ortaokulu orada okudum. Liseyi Açık Öğretim Lisesi’nde tamamladım. Üniversite tercihleri döneminde evlendim ve Batman’a gelin geldim. Aslen Batman Sasonluyum, 14 yıldır Batman’dayım. İlk üniversitem Sosyal Hizmetler lisans bölümüydü, açık öğretim okudum. O süreçte iki çocuğum oldu fakat bu bölümden atanamadım. O zaman çok zorlandım, başka bir yol olmalı, dedim. Müzikle bağım aslında ilkokulda başladı. Korodaydım. Öğretmenim beni sürekli sahneye çıkarırdı. Daha üçüncü sınıfta Vardar Ovası söylüyordum. O anılar bende çok canlı kaldı. Müzik kulağımın olduğunu hep söylerlerdi.
Sonra Batman Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni keşfettim. Birkaç yıl hazırlandım, kazandım ve 4 yıl örgün eğitim aldım. Fakülte ikincisi olarak mezun oldum. Mezun olur olmaz Yenişehir Ortaokulu’na atandım. Şu an Batman Bilim ve Sanat Merkezi’nde (BİLSEM) müzik öğretmeni olarak görev yapıyorum. Aynı zamanda yüksek lisans tez aşamasındayım.”
“OKUMAK BENİ MUTLU EDİYOR”
Bu kadar yoğunlukta hâlâ akademik olarak devam etmek zor olmuyor mu?
“Zor ama sanırım bu bir bağımlılık. Üniversite bitince ‘artık yeter’ dedim ama içimden bir ses hâlâ ‘devam et’ diyor. Okumak beni motive ediyor, mutlu ediyor. Mutlu olduğum bir okuldayım, sevdiğim işi yapıyorum. Şükürler olsun.”
“KÜRTÇE SÖYLEMEK BENİ DAHA ÇOK MUTLU EDİYOR”
Farklı dillerde şarkılar da söylüyorsun. Bu süreç nasıl gelişti?
“Son zamanlarda Soranice ezgilere çok ilgi duyuyorum. Dili bilmiyorum ama çok dinleyerek, hissederek söylüyorum. Keşke bilseydim. Kürtçenin tüm lehçilerine büyük ilgim var.
Ana dilimde şarkı söylemek beni daha çok mutlu ediyor. Türk Halk Müziği ile büyüdüm; Cengiz Özkan, Sevcan Orhan gibi isimleri çok dinledim. Ama Kürtçe söylediğimde başka bir enerji çıkıyor. Dinleyenler de bunu hissediyor.”
“SANAT BENİM TERAPİM”
Sanat senin için ne ifade ediyor?
“Kesinlikle kendimi bulduğum yer. Sosyal Hizmetler’den atanamadığımda çok üzülmüştüm ama şimdi dönüp bakınca iyi ki olmamış diyorum. Müzik benim terapim. Ev işleri bitince hemen odama geçiyorum, yeni bir şarkı öğreniyorum. Kadınlara yönelik ukulele grupları oluşturuyorum. Farklı şehirlerden, farklı kültürlerden insanlar Kürtçe şarkılar çalıyor, söylüyor. Bundan büyük mutluluk duyuyorum.”
“UKULELEYİ BATMAN’A TANITTIK”
Ukulele nedir, neden bu enstrümanı tercih ediyorsun?
“Ukulele dört telli bir Hawaii enstrümanı. Taşınabilir, kolay öğreniliyor. Özellikle çocuklar için çok uygun. Gitar büyük ve zorlayıcı olabiliyor ama ukulele her yere sığar. Ukulele sadece çocuk şarkısı içindir algısını kırdık. Ukulele ile Kürtçe, türkü, özgün müzik çalınabileceğini gösterdik. İlgi çok büyük.”
-Öğrencilerle çalışmalar nasıl ilerliyor?
“Yenişehir’deyken bir sınıfa ukulele aldırdık, sonra tüm okul istedi. Dönem sonunda ukulele korosu kurduk. BİLSEM’de de ukulele atölyesi açtım. Çocuklar kısa sürede ürün çıkarabildikleri için çok motive oluyorlar.”
Ailende sanata yatkın başka biri var mı?
“Babam. Bahçe sularken, yürürken dengbejî söyler. Enstrüman çalmaz ama müzik kulağı çok iyi. Bana videolar atar, detone olmuş muyum? diye sorar.”
-Çocuk şarkıları grubun var değil mi?
“Evet, Mini Band. İlk başta ben de yapabileceğimi düşünmüyordum. Ama içimde bir çocuk varmış. Sahneye yansıyor. Çocuklar çok güzel bağ kuruyor. Kivroşke adlı Kürtçe çocuk şarkısı özellikle çok sevildi.”
Kürt sanatının geldiği noktayı nasıl değerlendiriyorsun?
“Çok iyi bir yere gidiyor. Gençler geliyor, yeni sesler çıkıyor. Sosyal medya sayesinde daha görünür. Severek yapan herkesin yolu açık.”
Hedeflerin, hayallerin neler?
“Şu an çok yüksek hedeflerim yok. Mutluyum, halimden memnunum. Hayat beni nereye götürür bilmiyorum. Ama şunu söyleyebilirim, eşimin desteği olmasa bunların hiçbiri olmazdı. Kendisi özel eğitim öğretmeni. Bana benden daha çok inanıyor.”
Son olarak izleyicilerimize ne söylemek istersin?
“Bir Batmanlı olarak Kadraj’a çok teşekkür ediyorum. Gurur duydum burada olmaktan. Sanatla, müzikle kalın.”