USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000
E-Dergi

KOŞAN MUHABİRİN NOTLARI

Sahada koşturan, olayın tam ortasında nefes alan; bazen bir fotoğraf karesine, bazen tek bir cümleye koca bir hikâyeyi sığdıran gazeteciler vardır. Recep Akın da o isimlerden biri.

KOŞAN MUHABİRİN NOTLARI
17-09-2026 20:46

KOŞAN MUHABİRİN NOTLARI

 Sahada koşturan, olayın tam ortasında nefes alan; bazen bir fotoğraf karesine, bazen tek bir cümleye koca bir hikâyeyi sığdıran gazeteciler vardır. Recep Akın da o isimlerden biri.

26 yıla yayılan meslek yolculuğunda; karikatürden muhabirliğe, not tutmaktan haber yazmaya uzanan bir emeğin izini taşıyor. Onun anlatımında gazetecilik; sadece bilgi aktarmak değil, aynı zamanda gerçeğin peşinden gitmek, gördüğünü hissettirmek ve kamuoyuna karşı sorumluluk almak demek. Saha gazeteciliğinin zorluklarından sosyal medyanın etkisine, meslek etiğinden unutulmaz anılarına kadar uzanan bu söyleşide Akın, mesleğin mutfağını tüm açıklığıyla anlatıyor.

Saha gazeteciliğinde sizi en fazla zorlayan şeyler nelerdir?

“Saha gazeteciliği, mesleğin en hareketli ve aynı zamanda en zor taraflarından biridir. Çünkü gazeteci çoğu zaman olayın merkezindedir. Bir toplantı, yürüyüş, etkinlik ya da önemli bir ziyaret olduğunda gelişmeleri yakından takip etmek, en doğru bilgiyi almak ve yaşanan atmosferi okuyucuya en iyi şekilde aktarmak gerekir. Bazen bir günde birkaç farklı haber takibi yaparsınız. Bir haberin tüm detaylarını toplar, fotoğraflarını çekersiniz ve ardından başka bir habere yetişirsiniz. Bir bakanın, milletvekilinin ya da önemli bir konuğun kente yaptığı ziyarette, gelişinden ayrılışına kadar süreci takip etmek; en iyi kareleri yakalamak ve haberin ruhunu yansıtmak gerekir. Bütün bunlar, her türlü hava koşulunda büyük bir emek ve sorumluluk içerisinde yapılır. Saha gazeteciliği; sabır, özveri ve mesleğe bağlılık isteyen bir alandır.”

Sosyal medyanın yükselişi sahadaki gazeteciliği güçlendirdi mi yoksa zayıflattı mı?

“Bence doğru kullanıldığı zaman sosyal medya, gazeteciliği güçlendiren bir araçtır. Çünkü sahadaki gazeteci artık gelişmeleri anlık olarak kamuoyuyla paylaşabiliyor. Gazetenin basılı hâli daha kapsamlı ve ayrıntılı şekilde okuyucuya ulaşırken, sosyal medya sayesinde haberin ilk bilgisi; bir fotoğraf, kısa bir video ya da önemli bir açıklama çok daha hızlı şekilde paylaşılabiliyor. Ancak burada önemli olan nokta, hız uğruna doğruluktan uzaklaşmamaktır. Gazeteci teknolojiyi doğru kullanmalı, bilgi kirliliğine neden olmadan güvenilir habercilik anlayışını korumalıdır.”

Yerel yöneticilerle gazeteciler arasındaki ilişkinin ideal sınırı ne olmalıdır?

“Yerel yöneticilerle gazeteciler arasında bilgi alışverişi elbette önemlidir. Çünkü gazeteci, kentin gelişmelerini takip eder ve doğru bilgiye ulaşmak için iletişim kurar. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, mesleki mesafenin korunmasıdır. Bu ilişki; herhangi bir menfaat ya da karşılıklı beklenti üzerine değil, doğru ve tarafsız habercilik anlayışı üzerine kurulmalıdır. Gazeteci, her zaman mesleki sorumluluğunu ve etik kuralları ön planda tutmalıdır.”

Genç gazetecilere tek bir tavsiye verecek olsanız ne söylerdiniz?

“Gazetecilik zamanla ve tecrübeyle gelişen bir meslek. Bu nedenle genç gazetecilere en önemli tavsiyem; etik değerlere bağlı kalmaları, sabırlı olmaları ve kendilerini sürekli geliştirmeleridir.

Meslek büyüklerinden öğrenmek, sahada deneyim kazanmak ve sadece haber yapan değil; araştıran, sorgulayan, fark oluşturan ve kamuoyuna değer katan bir gazeteci olmayı hedeflemek çok önemlidir.”

“Gazetecilik...” diye başlayan bir cümleyi nasıl tamamlarsınız?

“Gazetecilik, görünmeyeni görünür kılmak, duyulmayanın sesi olmak ve gerçeğin peşinden gitmektir.

Gazetecilik sadece haber aktarmak değil; toplumun doğru bilgiye ulaşması için sorumluluk almak, araştırmak, sorgulamak ve gerçekleri tarafsız şekilde anlatmaktır.”

Gazeteci olmasaydınız bugün hangi mesleği yapmak isterdiniz?

“Öncelikle şunu belirtmek isterim ki şu anda severek yaptığım ve kendimi ait hissettiğim bir mesleği icra ediyorum. Ancak gazeteci olmasaydım, sanat alanına yakın bir mesleği tercih ederdim.

Gazetecilikten önce tiyatro ile ilgilendim. Birçok tiyatro oyununda yer aldım ve turnelere çıktım. Bu nedenle oyunculuk benim için her zaman özel bir yerde oldu. Bunun yanında dublaj sanatçılığı, mizah, taklit ve stand-up gibi alanlar da ilgimi çeken meslekler olurdu. Aslında bu alanların ortak noktası; insanlarla iletişim kurmak, hikâye anlatmak ve kendini ifade edebilmektir.”

Meslek hayatınız boyunca sizi en çok etkileyen insan kim oldu?

“Bu soruya tek bir isim vermek zor olur. Çünkü gazetecilik, birçok insandan öğrenilen bir meslek.

Ben mesleğe işin mutfağından başladım. Gazetecilik öncesinde uzun yıllar karikatür çizdim, daha sonra muhabir olarak sahaya çıktım. Bu süreçte birçok meslek büyüğümden, meslektaşımdan ve farklı insanlardan çok şey öğrendim. Bazen bir insanın duruşundan, bir olaya yaklaşımından ya da haberi ele alış biçiminden önemli dersler aldım. 26 yıllık meslek hayatımda birçok insanın gelişimimde katkısı oldu.”

Karikatür çizimleriniz de çok beğeniliyor. Karikatür, olayı ya da duyguyu anlatmaya yetiyor mu sizce?

“Kesinlikle yetiyor. Hatta bazen bir kitabın sayfalarca anlattığı bir düşünceyi tek bir karikatür çok daha güçlü şekilde anlatabilir. Karikatür sadece güldüren bir sanat değil; aynı zamanda düşündüren, sorgulatan ve mesaj veren bir anlatım biçimidir. Bazen bir çizgi ve birkaç kelimeyle çok büyük anlamlar ifade edebilirsiniz. Karikatürün gücü de buradan gelir.”

Hiçbir haberiniz nedeniyle baskı gördünüz mü? Bu durumda nasıl bir tavır aldınız?

“Kendi mesleki deneyimim açısından baktığımda, yaptığım haberler nedeniyle doğrudan bir baskıyla karşılaştığımı söyleyemem. Elbette gazetecilikte zaman zaman habere ulaşma sürecinde zorluklar yaşanabilir veya yapılan bir haberin muhatapları tarafından eleştiriler gelebilir. Ancak gazeteci, haberini etik ilkeler çerçevesinde, doğru bilgiye dayanarak ve tarafsız bir anlayışla hazırladığı sürece mesleki duruşunu korur. Ben de meslek hayatım boyunca doğruluk, tarafsızlık ve etik değerleri ön planda tutmaya çalıştım.”

Haber peşinde koşarken unutamadığınız hikâyeler oldu mu? Bizimle paylaşır mısınız?

“26 yıllık meslek hayatım boyunca çok fazla anı biriktirdim. Bunlardan biri gazeteciliğe nasıl başladığımla ilgili. Aslında gazetecilik, hayatımda planladığım bir meslek değildi. Bir gün Batman’da arkadaşlarımla karşılaştım. Yeni bir gazete ofisi açtıklarını söylediler. Tam ayrılacakken bana ‘Sen de gel bizimle çalış, karikatür çiz’ dediler. Çizimlerimin güzel olduğunu ve yetenekli olduğumu söylediklerinde biraz şaşırdım ama kabul ettim. Gazete ofisine çıktık, önüme bir kâğıt koydular ve ilk karikatürümü çizdim. O gün, farkında olmadan 26 yıllık gazetecilik yolculuğumun ilk adımını atmış oldum.

Unutamadığım başka bir anım ise ilk profesyonel kameramla ilgiliydi. Taksitle aldığım kamerayla bir yangın haberini takip ederken, görüntü almaya çalıştığım sırada düştüm ve kameramın objektifi kırıldı. O an yaşadığım üzüntüyü hâlâ hatırlıyorum.

Muhabirliğe başladığım ilk yıllarda haberleri takip ediyor, fotoğrafları çekiyor ve notlar alıyordum. Daha sonra bu notları yazı işleri müdürüne veya deneyimli gazetecilere okuyordum; onlar da habere dönüştürüyordu. Bir gün gazetenin imtiyaz sahibi ve deneyimli bir meslek büyüğüm bana, ‘Recep, sen gazetecisin. Neden bize yazdırıyorsun? Sen kendi haberini kendin yazmalısın’ dedi. Bilgisayarı gösterip ‘Git şu bilgisayara otur ve haberini yaz’ dedi. O gün benim için önemli bir dönüm noktası oldu. Karikatür çizdiğim yıllardan da unutamadığım bir anım var. Bir gün cumartesi sanarak Batman Çayı kenarına gitmiştim. Oysa günlerden cuma imiş ve çizmem gereken karikatür vardı. Gazeteden gelen telefonla durumu öğrenince bisikletime binip yaz sıcağında gazete ofisine döndüm ve karikatürü yetiştirdim.

Bunlar sadece aklıma gelen birkaç anı. Meslek hayatım boyunca çok daha fazla hikâye yaşadım. Her biri bana gazeteciliğin emek, sabır, sorumluluk ve sürekli öğrenme gerektiren bir meslek olduğunu gösterdi.”

Sizce Batman’ın gündeminde olup da yeterince konuşulmayan konu nedir?

“Batman’da aslında gündemde olup da hiç konuşulmayan çok fazla konu olduğunu düşünmüyorum. Çünkü Batman’da güçlü ve dinamik bir basın yapısı var. Gazeteciler, kentin gündemini ve sorunlarını takip ederek kamuoyuna aktarıyor. Bana göre üzerinde daha fazla durulması gereken konulardan biri; kentin tanıtımı, güçlü bir şehir lobisi oluşturulması ve kent bilincinin geliştirilmesi olabilir.

Batman’ın önemli bir potansiyeli var. Bu potansiyelin daha iyi anlatılması ve kentin ortak bir anlayışla daha güçlü şekilde tanıtılması gerektiğini düşünüyorum.”


Editor : Yusuf Kavak
SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
ARŞİV ARAMA
E-GAZETE TÜMÜ
Kadraj Dergisi 7. sayı sayfalar
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ