KENDİNİ TANIMA YOLCULUĞUNDA İLK ADIM: MİZAÇ
Mizaç, Arapça bir kelime olup Türkçede bireyin doğuştan getirdiği ve yaşamı boyunca devam eden kişilik özelliklerini, duygusal tepkilerini, yatkınlıklarını, fiziksel ve biyolojik özelliklerinin tamamını ifade eder.
Tarihsel geçmişi M.Ö. 5. yüzyıla dayanan mizaç ilminin ilk temelleri Aristo felsefesiyle başlar ve birçok Yunan ve İslam âliminin ismini görmek mümkündür. Tıbbın babası olarak nitelendirilen Hipokrat’ın hastalıkları mizaç ilmiyle tedavi ettiği görülmektedir. İslam literatüründe ise İbn Sina ve Rüşt gibi önemli İslam âlimleri tarafından kabul görmüş ve geliştirilmiştir. Özellikle hâlen Batı’da tıp fakültelerinde İbn Sina’nın “El-Kanuni Fi’t-Tıb” adlı eserinde hastalıkların teşhisinde, bitki ve ilaç tedavilerinde, hastanın kişilik analizi ile tedavi ettiği görülmüştür. Görüldüğü gibi Hipokrat, Galen ve İbn Sina gibi pek çok kadim hekim, hastalık tedavilerinde mizaç ilminden faydalanmıştır.
Bu ilim tabii ki sadece hastalıklar için değil, herkesin kendi ana karakteri üzerinde bilgi sahibi olması, kendini daha iyi tanıması, meslek seçimi, eş seçimi ve birçok sosyal ve toplumsal olayı analiz etmek için de bilinmesi gereken bir ilimdir. Bu ilme bir aydınlanma ilmi ya da insanı anlamayı, tanımayı hedefleyen ilim de diyebiliriz. Mizaçlar hakkında bilgi sahibi olan kişi, öncelikle kendini tanımada netleştiği gibi çevresindeki kişileri de eleştirmeyi bırakır. Çünkü sergilenen davranışın altında bireyin mizacı gereği davrandığını fark eder, ona göre kabule geçer. Bir nevi insanları tanıma sanatınız artar diyebiliriz. Böylelikle hem eleştiriden vazgeçersiniz hem de olaylara duygusal tepki vermediğiniz için konfor alanınız artmış olur.
Kâinatta her şeyin mizacı vardır. Şehirlerin mizacı, mevsimlerin mizacı, gıdaların mizacı, kokuların mizacı, hayvanların mizacı, bitkilerin mizacı… devam eder. İnsan dışında her şeyin mizacı sabittir, değişmez. İnsanın mizacında ise kayma ya da galebe denilen aşırıya gitme durumları olur ki bu durumlarda duygusal tepkilerde değişim sonucu psikolojik rahatsızlıklar ve bazı fizyolojik hastalıklar ortaya çıkar.
Mizaç ilminin derinine inmek için âlemin kaynağı olan dört elementten ve bunların insan üzerindeki etkilerinden bahsetmek gerekir. Hava, su, ateş ve topraktan oluşan bu dört element, aynı zamanda kâinat oluşumunun kaynağıdır. Aristoteles bu dört element konusunu biraz daha ileri taşıyıp bu dört elementi sıcaklık, soğukluk, ıslaklık ve kuruluk olarak ele almıştır. İslam literatüründe bu dört elemente “Ahlât-ı Erbaa” denir. Yani bu dört element insan vücudunda dem (hava), balgam (su), safra (ateş) ve sevda (toprak) olarak nitelendirilir. Ayrıca İbn Sina, bu dört unsurun dışında 5. unsur olarak Nur’u ekleyip maneviyat üzerinde de durmuştur.
Bu dört elementin insan üzerindeki etkisi de hikmetli ve sırlıdır.
Mizacı daha iyi anlamak adına bu dört grubun etkileri şunlardır:
HAVA (DEMEVİ) MİZAÇ
Hava elementi baskın olan demevi mizacı, sıcak-ıslak yapıdadır. Bu mizaçtaki kişilerin özellikleri:
• Sohbeti güzel, muhabbet ve aşk ehli kişilerdir.
• Eğitim almayı seven ve bunu öğreten kişilerdir. Her konuda fikirleri vardır. Meraklıdırlar.
• Alışveriş yapmayı seven, aynı zamanda cömert kişilerdir.
• Tarihi ve kültürel yerleri gezmeyi sever, ayrıca yenilikçi, şakacı kişilerdir.
• Yemek yemeyi seven, gurme ve kilo almaya elverişli kişilerdir.
• Çok sinirli değildir fakat dili keskindir. Öfkeyle söylediği sözlerden pişman olabilirler.
• Övgüden beslendikleri için eleştiriyi sevmezler; çünkü sevilmek onlar için çok önemlidir.
• Enerjileri yüksektir, verilen işleri tamamlarlar.
• İkna kabiliyetleri yüksektir.
• Uykuyu severler.
• Girdiği ortama uyumlanan kişilerdir.
En zayıf yanları eleştiridir. Eleştirildiklerinde sevilmediklerini düşünürler. Sevgi odaklı yaşarlar. Sevgi dili; övgü ve kaliteli zaman geçirmektir.
SU (BALGAMİ) MİZAÇ
Su elementi yüksek olan balgami mizaç, soğuk ve ıslak yapıdadır. Bu mizaçtaki kişilerin özellikleri:
• Sakin, sabırlı ve huzurlu insanlardır.
• İçine kapanık, utangaç ve barışçıl kişilerdir; birini kırmaktan itinayla çekinirler.
• Hassas ve kırılgan yapıdadırlar. Bu kırılganlık zaman zaman kin tutmalarına sebep olabiliyor.
• Fazla para harcamazlar, lüks takıntıları yoktur. Temiz ve uyumlu kıyafetler giymek onlar için yeterlidir.
• Temkinlidirler, hızlı hareket etmezler; o yüzden fazla hata yapmazlar ve zor karar verirler.
• Temizlik ve düzen takıntıları vardır.
• Kilo almaya meyilli ve obeziteye elverişlidirler.
• Konfor alanlarına düşkündürler; bu yüzden tembelliğe meyillidirler.
• Fazla konuşmazlar ancak güvendikleri insanların yanında kendilerini rahat ifade ederler.
En zayıf yönleri güvendir. Güvenlerini zedelediniz mi iç dünyaları yıkılır. Sevgi ve güven odaklı yaşarlar. Sevgi dilleri dokunsallıktır. Ona sevgiyle dokunduğunuzda sevdiğinizi söylemeseniz de olur; çünkü bu hareketiniz ile onu sevdiğinizi düşünür.
ATEŞ (SAFRAVİ) MİZAÇ
Ateş yani öd/safra elementi yüksek olan, sıcak-kuru yapıdaki safravi mizacın özellikleri:
• Sabırsız, aceleci, hızlı ve çabuk sinirlenen yapıdadırlar.
• Sert gözükürler ve dobradırlar. Bu yüzden fazla arkadaşlık kuramazlar.
• Çok çalışkan olurlar, yaptıkları işi en güzel şekilde tamamlarlar. Mükemmeliyetçi ve detaycıdırlar.
• Çabuk sinirlenirler ama öfkeleri de çabuk söner, hiçbir şey olmamış gibi sohbete devam ederler. Bu öfkelerine ve sivri dillerine rağmen en merhametli mizaçtırlar. Özellikle çocuklar ve yaşlılar onların zayıf noktalarıdır.
• Acele yapılarından dolayı hata yapma oranları yüksektir.
• Güçlü sosyal ilişkilere sahiptirler.
• İş hayatında lider özellikleri baskındır; çünkü çalışmak onlar için önceliktir. Çok çalışkan, cesur ve risk almayı severler.
• Kendilerine ve ailelerine harcamayı severler fakat dışarıya harcamak istemezler.
• Dış görünüşe çok önem verirler ve ilk etapta insanları dış görünüşlerine göre değerlendirirler.
En zayıf yönleri değersizliktir. Onlara her fırsatta değerli olduklarını hissettirmeniz gerekiyor. Sevgi dilleri görsel odaklı olsa da pohpohlanmayı çok severler. Sivri dilli ve öfkeli olduklarından eşlerinin vurdumduymaz olmalarını isterler.
TOPRAK (SOVDAVİ) MİZAÇ
Toprak yani sovda elementi yüksek olan, soğuk-kuru özellikte olan mizacın özellikleri:
• Çok iyi dinleyici ve gözlemcidirler; o yüzden konuşurken ne konuştuklarını iyi seçer, öyle konuşurlar.
• Kendilerine ait dünyaları vardır ve pek az insanı hayatlarına dahil ederler. Çevrelerinden etkilenmezler.
• Dikkatli, titiz ve detaycıdırlar. Her şeyi sorgulamayı severler; bu yüzden çabuk ikna olmazlar.
• Acele etmezler. Mantıklı davranır, soğukkanlıdırlar ve duygularını iyi kontrol ederler.
• Yüksek standartları olduğundan mükemmeliyetçidirler.
• Sınırları belli insanlardır; ilişkilerinde dahi yer yer kalın duvarlar örebilirler.
• Karamsar yapılarından dolayı melankolik tarafları vardır ve bu onlara zarar verir. Bundan dolayı takıntılı, endişeli ve tedirgindirler.
• Yalnız kalmayı, toplumdan uzak yaşamayı tercih ederler. Bu onların daha çok derin düşünmelerine sebep olur. Filozof yönleri güçlenir.
• Risk almadıkları için pek hata yapmazlar.
• Adaletli, dürüst, vefalı ve güvenilir insanlardır.
• Kolay bağlanmazlar ama bağlandılar mı vazgeçmezler.
• Sevdiklerini pek dile getiremezler. Bu yüzden başlatma enerjileri düşüktür.
• Tutumlu, dikkatli, para harcamayan ve hesap kitabı titizlikle yapan mizaçtır.
• Çok yetenekli olmalarına rağmen yetersizlik duyguları onların ön plana çıkmalarını engeller.
• Vesveseli ve inatçı olurlar. Kendilerine müdahale edilmesinden hoşlanmazlar.
Zayıf yönleri ise güçlü ve donanımlı olmalarına rağmen kendilerini yetersiz hissetmeleridir. Sevgilerini pek ifade edemeyen bir mizaçtır. Size “Seni seviyorum.” diyemez ama sevdiğiniz bir şeyi almışsa veya sizinle zaman geçirmişse bu, sizi sevdiğinin göstergesidir. Onun sevgi dili ise hizmettir. Ayrıca yetersizlik duygusunu yoğun yaşadığından övgülerinizle onu kendinize yakınlaştırabilirsiniz.
Dört mizacın özelliklerini kısaca aktarmaya çalıştım. Fakat bu yeterli değildir. Mizaç ilmi çok kapsamlı ve derin bir ilimdir. Yazımızda mizacınızla ilgili fikir edinebilirsiniz, hatta “Tüm özellikler bende var.” da diyebilirsiniz.
Her mizacın özelliğini taşıdığınızı zannetseniz de doğuştan baskın bir mizaç ile dünyaya gelirsiniz. Fakat bazı çevresel, fiziksel ve duygusal koşullar mizacınız üzerinde kaymalar ve aşırılıklar meydana getirir ve bunun düzelmesi için de bu ilimden anlayan birine önce öz mizaç analizi yaptırmanızı, sonra da varsa kayma ve aşırılık durumunuz bu konuda tedavi olmanızı öneririm.
Kâinat da birçok şey zıddı ile dengelense de evlilikte zıt mizaçlı olan bireylerin değil (sıcaklık-soğukluk olarak) aynı mizaçta olan bireylerin evlenmeleri tavsiye edilir. Çünkü huylarınızın aynı olduğu biriyle bir ömür sürmek daha keyifli ve kolay olur. Hayata aynı pencereden bakar, aynı şeylerden hoşlanırsınız. Bu, zıt mizaçların birbiriyle anlaşamadıkları anlamına gelmez. Birbirinizi tamamlama açısından anlaşabilirsiniz, hatta zamanla baskın olanın mizacına kayabilirsiniz. Bir süre bu normal gelse bile uzun vadede “Ben değilim.” der ve öz mizacınız gereği yaşamak isteyebilirsiniz. Bu yüzden aynı mizaçta olduğunuzu düşündüğünüz biriyle bir birliktelik yaşamanız, yaşam enerjinizi diri tutar.
Buna örnek vermek gerekirse:
Sıcak mizaçlar: Demevi (hava) ve Safravi (ateş) evlilikleri
Soğuk mizaçlar: Balgami (su) ve Sovdavi (toprak) evlilikleri önerilir.
Unutulmaması gerekir ki evlilik bir sanattır ve mutlu sürdürülebilmesi gönüllü rıza ile anlaşmak ve maharet gerektirir. Evlilikte asıl olan birbirini tamamlamak değil, tam anlamadır.
Anladığınız, anlaşıldığınız yerde sevgiyle yaşam sürdürmeniz dileğiyle…
